|
Bölge
kıyı şeridi üzerinde yer alan Bebek semti engebeli bir arazi
üzerine kuruludur. İstanbul Boğazı deniz hududu olan semtin,
köprüye olan uzaklığı 9367 metredir. Doğusu Sarıyer, batısı
Beşiktaş, kuzeyi Etiler Polis Merkezi ile çevrilmiş olup
“Küçük Bebek”, güneyi de “Büyük Bebek” diye bilinir.
Bebek semtinin bilinen en eski adının, kaynaklarda farklı
şekillerde yazılan (Challae, Chilai, Khile), Skallia
(iskeleler) sözcüğünün bozulmuş bir biçimi olan “Hallai”
olduğu ileri sürülmektedir.
Bunun yanı sıra “Bebek” adının kökleri Fatih Sultan Mehmed
dönemine kadar uzanır. Evliya Çelebi’ye göre, Fatih Sultan
Mehmed, Rumeli Hisarı yapımı ve kuşatma sırasında bölge
asayişini sağlamak için Bebek Çelebi lakaplı bir bölükbaşı
tayin eder. Bebek Çelebi, semtte bir köşk ve bir bahçe
yaptırır. Asıl adı Mustafa Çavuş olan bu zatın vefatından
sonra da semt onun adıyla anılmaya başlar.*
Bebek tarihi
Bizans devrinde Bebek’te, avcı ve balıkçıların koruyucusu
sayılan “Dieana” adına bir tapınak ve “Artemis” adına da bir
adak yeri yapılmıştı. Yine Bizans döneminde aziz Michael ya
da aziz Gabriel için yaptırıldığı sanılan bir kilise vardı.
Bebek’te bulunan ve hâlâ ayakta olan bir Rum, bir de Katolik
kilisesinden birinin bunlardan biri olduğu düşünülür.
Bebek Çelebi/Çavuş’un da burada bir köşkü ve dağlara doğru
başına alıp giden bir bahçesi vardı. 16. yy’ın yazarlarından
Petrus Gyllius’un şu notundan, Bebek’in o çağlardan beri
sırtlarının bol kuşlu ve ormanlık olduğu anlaşılıyor:
“Buralardaki Artemis madebi kuş avcıları
tarafından-Fetih’ten önce-yaptırılmıştır. Dünya Harbi
sonunda 1918’de Mühendis Necip Bey tarafından çizilen
haritada, Bebek’in bahçe ve korularla çelenklendiği görülür.
Bugün de arkasındaki tepelerde, Valde Paşa, Ayşe Sultan,
Arifi Paşa, Boğaziçi Üniversitesi koruları mevcut.“
İstanbul’un kuşatılması sırasında burada Bizans
egemenliğinin zayıfladığı, hatta çevredeki bazı balıkçı
köylerinin Galata’ya bağlı olduğu sanılırken, 18. yüzyılın
ilk çeyreğine kadar yörenin pek bilinmediği, varolan
kasırların terk edildiği, hatta bu harabelerde barınan
haydut ve eşkıyalar yüzünden semtin kötü bir üne sahip
olduğu biliniyor. O güne kadar hakkında hiç de iyi şeyler
söylenmeyen Bebek, III. Ahmed ve sadrazamı Damat İbrahim
Paşa zamanında tanınmaya başlar. Bu dönemde, Bebek
bahçesinde Hümayunabad Kasrı, Bebek Camii, mektep, çeşme,
hamam, değirmen ve dükkanlar inşa edilir, semt
kalabalıklaşmaya ve şenlenmeye başlar.
<< 1 |
2 | 3 >> |